Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre Salonu’nda Eğitim Ailesi ile İftar programında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Bugün Çanakkale Deniz Zaferi’mizin 111’inci yıl dönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz. Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale Destanı’nın üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun, tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yılında, kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yâd ediyorum. Muhterem hatıralarını gönlümüzün en mutena köşesinde yaşatacağımız o serdengeçtileri merhum Mehmet Akif’in şu muhteşem mısralarıyla bugün bir kez daha selamlamak istiyorum. ‘Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker. Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i. Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın. Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.’ Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin.
Merhum Akif, İstiklal Marşı’mızda ‘Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı’ diyerek, milletimizin neredeyse her ferdinin şehit ahfadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu, her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Şehit ahfadı olan aziz milletimizin nazarında, cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı’dır, Gelibolu’dur, Çanakkale’dir ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale, dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Türkiye’nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale’dedir, Çanakkale’yi geçilmez kılan iradedir, mücadele azmidir.
“Öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir”
Şunu herkes bilmeli ve anlamalıdır; öğretmene kalkan el geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır. Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaştığımız şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz, bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye’nin aydınlık yarınlarını, Kızılelma’mız olan Türkiye Yüzyılı’nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz.
Merhum Topçu şöyle diyor; ‘Ademoğlu’nu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden, dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onu eseridir. Farkında olsun olmasın, her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir.’ Muallimler yani öğretmenler devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir. Kültürümüzde anne babadan sonra eli öpülen kişi öğretmendir. Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük, öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarının lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum.”
Ayrıntılar geliyor…



